8 Nisan 2012 Pazar

Fındık Kırmayın, Ceviz Kırın:))


Fındık Kırmayın, Ceviz Kırın
Hanım bana fındık kırmayı yasakladı,
Ne olur ne olmaz.
Ya huyundan ya da suyundan bulaşır diyor.
İşte bu nedenle Ceviz diyarı Kaman’a gittik.
Kaman cevizi dünyaca meşhur.
Eline iki tane ceviz alıp birbirine sürttüğünde hemen kırılıyor,
O kadar narin ve ince kabuklu.
Yolda karşımıza
Bir baba hindi kime bindi,
Gulu gulu dansı yapan hindi sürüsü çıktı.
En az yüz tane.
Başlarında çobanları.
Canım çoban salatası çekti, nedense.
İlk uğrak yerimiz;
Kesikköprü Barajı.
Hem sulama hem de elektrik barajı.
Ankara susuz kaldığında suların basılacağı yer burası.
Epey boru döşenmişti, bu proje kapsamında.
Bizi karşılayan arkadaş buradaki herkesin Kürt vatandaşı olduğunu ama Kürtçe bilen az dedi
Urfa dolaylarından gelmişler.
O da Kürtçe İncil okuyordu.
Ama çok güzel karşıladı ve çay ikram ettim.
Bu konuda görüşüm;
İnsan olsun ne olursa olsun.
Eskiden inanılmaz piknik alanı imiş ama şimdi öyle değil.
Balığa gelince,
Tatlı su balıkları.
Ama sular sanayi atıkları nedeniyle kirlenmeye başlamış.
Kızılırmak şekli orağa benziyor.
Hani orak ile tahıl toplanır ya
Kızılırmak ta orak şeklinde Anadolu’yu besliyor.
Kapulukaya,Kesikkörü ve Hirfanlı üçü bir arada.
Neskafe gibi.
Barajlar Kralı,Kızılırmak:
Aşı gördük,
Aşı.
İnsana en güzel gelen aşı;
Aşk aşısı.
Karayalçın zamanında, Gençlik Kampı yapmışlar,
Çok ta güzel proje.
Ama siyasi farklılık nedeni ile atıl durumda,
Yazık.
Kızılırmak’a barajlar yolu ile müdahale edilmesi çok ilginç.
Bazı yerlerde koskoca Kızılırmak derecik kadar bile akmıyor.
Ulan bu insanoğlu,
Sadece genetik ile oynamıyor, her şeyle oynuyor.
Gezimiz turistik iken
Büyükcamili Köyü’nde ne görelim;
Bisiklet Fabrikası.
Dalga mı geçiyor ulan bunlar dedik ve kazık bir fren yaptık.
Mucit, ilkokul mezunu ama adı üzerinde mucit.
Web sitesinde tüm bilgiler ve modeller var.
Burada üretilen kişiye özel bisikletler, kişinin adı da üzerine yazılarak, başta Hollanda’ya ihraç ediliyor.
Mesela anne ve bebeği kundakta.
Ya da
Aklınıza gelen her şeyi üretebiliyorlar.
İşte Ata’nın Türk Övün Çalış Güven dediği bu olsa gerek.
Çalışanlar bizi o kadar güzel ve sıcak karşıladılar ki
İşte Anadolu insanı, buJ
Bir de kesinlikle kesilmez bisiklet emniyet zinciri ettiler,
Bakalım bizim zeki Hırsızlarımız nasıl kıracak, bu zinciriJ
Yollarda, çoban, koyun ve köpekleri.
Eskiden ne güzel kavalları da varmış,
Şimdi mp3 dinliyorlarJ
Allah’ım,
Ne büyüksün, o kadar ana içinde o şirin yavru nasıl gidip anasını buluyorJ
O nasıl bir sevimlilik öyle.
Saflık ve temizlik;
Ve aklıma Tanju Okan’dan işte bu benim halkım geliyor:
http://www.youtube.com/watch?v=9a4PVkkO1hY
Ve Ferdi’den kuzular meleşir gelir;
http://www.youtube.com/watch?v=mCZ56rC8SNw
Tüm görkemi ile
Hirfanlı Barajı.
Hem sulama hem de elektrik santralı.
Türkiye’nin üçüncü büyük üretim merkezi.
Son zamanlarda, izdivaç programı nedeni ile sarfiyat epey artmışJ
Ve aklımıza;
Ahmet Kaya’dan, elektro şok geliyor;
Hirfanlı hala devlette.
Özelleştirme sürecinde.
Bekçi tuvaleti çok temiz tutmuş.
Eski tip yangın söndürme cihazlarını o sene kim şampiyon oldu ise o renge boyayıp sergiliyorlar.
Ve geldik Kaman’a;
Kalehöyük,
Prens Mikasa Bahçesi,
Arkeoloji Müzesi
Ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü.
Japonlar parayı vermiş,
Bizimkiler de Prens Mikasa’nın adını; caddeye.
Biraz parayı veren düdüğü çalar gibi olmuşJ
İnanılmaz yatırımlar yapmışlar.
Peki, neden?
Arkeoloji öğrencilerini, akademisyenleri uygulamalı burada eğitiyorlar.
Enstitü başlı başına bir yerleşke.
Müze desen belki de dünya çapında.
Bahçe oldukça şirin.
Höyük desen Anadolu’nun her yeri höyük.
Bula bula iki tane tablet bulmuşlar, onlar da sergileniyor,
İhalesi yapılmış mıdır acaba diyorum içimden.
Fibula; çengelli iğne demek.
O zaman ki insanlar çuvaldızı kendilerine, fibulayı başkalarına batırırlarmış.
Katmanlar nasıl oluşur?
Öyle güzel düzenek hazırlamışlar ki, bravo.
Japon desteği olur da sularda Japon balıkları olmaz mı?
Kurbağalar,
Ağaç cinsleri,
Şelale,
Buda tapınakları,
Kendi kültürlerine ait simgesel değerler…
Ve geldik cevizle ilgili bilgilere;
Bilim haline gelmiş, Kaman Cevizi.
Hamsi gibi tatlısı ve tuzlusu akla gelen her şeyi yapıyorlar.
Fide ihraç ediyorlar.
Şarap ve bağlar.
Uzman Arif Göçmen; 5373300345(Levhadan alınmıştır)
Ve geldik Savcılı-büyükoba halk plajına.
Hirfanlının kıyı kenarı.
Çok yakında Ankara’nın denizi olur.
Ve inanılmaz bir gelişme bekleniyor.
Şimdilik birkaç restoran var.
En lezzetli istakozlar buradan çıkıyormuş ve tabii ki sazanlar.
Her şeye sazan gibi atlama diyoruz ya
Onu diyen bize gelsin
Biz sazan tutturalım da
Aklı başına gelsin diyorlar.
O kadar leylek gördük ki
Kimi havada, kimi yerde kimi de havalanırken.
Bakalım hangisi doğru çıkacak?
Ne kadar gezeceğiz?
Ceviz Fidesi almaya bir çiftliğe uğradık,
Kızları çok tatlı idi,
İki fide; 20 TL.
Bağ buduyordu, eskiden şarap çok para ediyormuş ama şimdi yemeklik üzüme dönmüşler.
Ev şarabı varmış ama kalmamış;
Töklümen’de şarap fabrikası varmış;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Toklumen,_K%C4%B1r%C5%9Fehir
Ve geldik Kırşehir’e;
Şehir merkezi ve Cacabey Medresesi ama şehrin her ana yaklaşma istikametinden levhalar maalesef yok, bu nedenle biraz dolanıyoruz, bu arada yakıt alıp bize dünyanın en pahalı benzinini satan zihniyete bol bol dua ediyoruzJ
Cacabey’e şöyle bakıp çıkacağız ama park edecek yer yok ve de hemen ceza yazıyorlar.
Tedirgin bir şekilde girip çıkıyoruz.
Arabayı park edip Ahi Evran Camii ve Türbesine gidiyoruz.
Buradaki hata; türbenin tam önünde ismi yazılı.
Halbuki en salak kişi bile arabası ile önüne kadar gelmeli.
Şöyle Kırşehir’i tanıtan broşür arıyoruz mesai saatleri dışı olduğu için maalesef yok.
Bunu tesadüfen oradaki en yetkililere iletip çayımızı içiyoruz.
Bir kişiye rastladık,
Rahmetli Barış Manço, müsaadesi ile resimledik.
Halk tabiri ile kerhane tatlısı sosyetik dille halkalı tatlı resimliyoruz.
Anadolu’ya gelmiş tüm sufiler Horasan’dan gelmiş,
Ahi Evran da dahil.
Bir imkan olsa da şu Horasan’a gitsem, şu membayı bir görsemJ
Kırşehir Terme ve Karakurt kaplıcaları ile de meşhur.
Çay kültürümüz çok güzel ve de faydalı.
Tavşan kanı çay içiyoruz,
Aklıma bu gidişle tavşan kalmayacak, memlekette geliyorJ
Yakında rahmetli olan Porche marka bir araba görüyoruz,
Bakın bana diyor, bakın, bir daha bakın.
Sahibi başında olmadığı için müsaade alamadan resimliyoruz ama plaka hariç,
Özele saygı.
Kuş Cenneti Seyfe gölüne geldik;
Kuşların bu dünyada iken cennetlik olması ne kadar güzelJ
Flamingoları görüyoruz uzaktan sürü halinde.
Ama levhalar çok sağlıklı değil.
Bizde ya sağlıklı işaretleme yok ya da birileri alıp söküyorJ
Yan tarafta çift süren Milletin Efendisi köylüler.
Leylekler fırsat bu fırsat nimetlenmekteler.
Biriz görünce pırJ
İşte bu bile buraların neden sakin olmasının en güzel göstergesi.
Ve
Çukurlara dikkat ede ede
Araba süre süre eve geliyoruz,
Yorulduk ama değdiJ)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder